27 Ocak 2012

videodrome #106

Yine alfabetik sıralanmış bir seçki.

Active Child – Hanging On

Patt Grossi analog synthler, arp melodileri ve çocukluğundaki kilise korosu günlerinden kalma vokallerini New Jersey’deki odasındaki dizüstü bilgisayarında katıştırıp ortaya indie pop türevi bir müzik çıkartıyor. Videoda bir balıkçı ve bir balık arasındaki yıllar süren kovalamacayı izliyor, bunlara tanık olan kuşlara ve ağaçlara misafir oluyoruz.



Bleached – Searching Through The Past

Dünya yansa umurlarında olmayacak punk/pop ikilisi Clavin kız kardeşler aynı zamanda eskiden Mika Miko üyeleri. Hem ses hem görüntü olarak gerekli kutuları işaretleyen bir iş. Kirli, boğuk ve ısırgan bir rif, şarkının 2/3’ünde giren pis bir solo. Kırlarda gitar çalma, güneş gözlükleri, sokakta yatak üzerinde zıplama, nostaljik filtre, bir de at var, atsız olmuyor.


Cloud Nothings – No Future / No Past

Cloud Nothings’in ‘Attack On Memory’si çok iyi albüm, ergen punk’tan oturaklı şarkı yapılarına kısa zamanda geçip Steve Albini’nin desteğiyle gözünden vurmuşlar olayı. Albümü açan şarkının videosunda sırt üstü uçarak dolaşan bir adamın dehşetle bakan gözlerinden dünyayı izliyoruz. Eski videolar epey ciddiyetsizdi, bu videoya aynı yeni albüm gibi ciddiyet gelmiş.


Kate Bush – Eider Falls At The Lake Tahoe

Kate Bush’un kar için kelimeler icat ettiği son albümü ’50 Words For Snow’da her şarkı minik bir öykü anlatıyor. Bu da bir kadının gölde boğulan köpeğini araması üzerine bir şarkı. 11 dakikalık eserin 5 dakikasına hazırlanan bu video Bush tarafından bizzat gölge oyunu teknikleriyle hazırlanmış. Basit bir fikir ve vurucu bir uygulama. Arka planda elbet kar taneleri.



La Sera – Please Be My Third Eye

Vivian Girls üyesi Katy Goodman’ın omurga donduran New York’tan güneşli Los Angeles ortamlarına taşındıktan sonra filizlendirdiği proje bu, müziğin iklimden etkilendiğine delalet bir durum. Katy kadrajda sakin sakin dururken etrafındaki karakterler sokaklarda ve atari salonlarında dev patlıyor.


Labyrinth Ear – Humble Bones

Londralı elektronik ikilisini kadın vokalli synth-pop olarak sınıflandırmak mümkün, henüz bir uzunçalarları yok, bu şarkı ‘Oak’tan sonraki ikinci EP ‘Apparitions’dan, daha epey yeniler. Video basit bir fikir üzerine kurgulanmış, yolda arabanın camından görünen şeritleri ve camdaki akislerini eşzamanlı göz kırpmadan izlemek. Mükerrerlik hipnotizme dönüşüyor.


Light Asylum – Skull Fact

Başka bir elektronik ikilisi, bu sefer adres Brooklyn. Geçen sene Mexican Summer’dan çıkan ‘In Tension EP’den. Darkwave synth’ler ve new wave davullar. Videoyu şöyle özetleyeyim: Karanlık, orman, siyah-beyaz, at. Evet, at.



Loney Dear – Loney Blues

Loney Dear yıllardır ev stüdyosunda verimli bir şekilde kayıt yapan Stockholmlu bir adam, esas adı Emil Svanängen. Bu kayıtlar ve indie ortamların İsveç’e olan zaafı sayesinde adı ülkesinin dışına çıktı. Temiz, melankolik ve kırılgan ses katmanlarından inşa edilen huzurlu bir indie pop. Videoda kaykay ve şemsiyeyle sokakta dolanan maskeli ve kapşonlu bir adamı takip ediyoruz.


Nat Baldwin – Weights

Nat Baldwin, çok değil iki-üç sene önce ‘Bitte Orca’ albümü ile ortalığı sarsan ama sonra suskunluğa bürünen Dirty Projectors’ın üyesi. Kontrbas çalan serbest caz eğitimi almış müzisyen deneysel sesleri daha kolay sindirecek şekillere sokma işiyle de uğraşıyor, yeni solo albümünün adı ‘People Changes’. Vokalini biraz Parenthetical Girls’den Zac Pennington’a benzettim. Sürprizli sona sahip bu video bir garaj satışı üzerinden geçmişe dönüp bakma temasını işliyor. Başrolde bir at var. Yine mi at?


Pontiak – Lions Of Least

Üç sakallı kardeş, Carney biraderler. Bu videoda bizi yaşadıkları eyalet Virginia’nın dağlarına kırlarına götürüp kendileri silüet halinde arz-ı endam ediyorlar. İki EP ve dört uzunçalar sonrası derileri kalınlaşmış, noise ve stoner’a çalan müzikleri iyice sertleşmiş.


The Twilight Sad – Another Bed

The Twilight Sad’in müziğinde bana ‘90’ları, daha doğrusu ‘90’larda dinlediğim bazı rock türevlerini anımsatan bir şey mevcut. Glasgowlu gruba ilham veren türler arasında post-punk, post-rock, shoegaze ve hatta folk var. Üç sene sonra gelecek yeni uzunçalar ‘No Can Ever Know’dan bir tadımlık olan bu şarkıya uygun görünen görüntüler son derece rahatsız. Arıza bir video dükkânı çalışanı ölü bedenlere ipler bağlayıp sahnelediği kukla partilerini kameraya alıyor.



The War On Drugs – Brothers

The War On Drugs’ı Kurt Vile’ın eski grubu olarak bilen çok, oysa kendi başına saygıyı fazlasıyla hak ediyorlar. Geçen sene yayınladıkları ‘Slave Ambient’ kendine has Amerikan folku ve sükûnetli rock karışımıyla kafalarda yeterince iz bıraktı. Muğlak bir öyküye sahip bu video yaşlı bir adam ve genç bir kızın bir evin içinde ateşli silahlarla oynadığı bir oyuna ev sahipliği yapıyor.