
80’lerin başında twee, indie pop hatta indie filan hep aynı şeydi. Punk ve post-punk’ın erkeksi ve saldırgan tavrına karşı bir tepki niteliğindeydi. Söz konusu türlerin kendin-yap anlayışını benimseyen ama sahnede bir şeyler parçalayıp çığlıklar atmak istemeyen gençler, kendi halinde, utangaç gitar müzikleri yapmaya koyuldu. Türün ilk örneklerinden biri Television Personalities’dir, daha sonra okyanusun iki tarafında bir sürü grup çıktı, İngiltere’de akımın adına ‘cutie’ diyorlardı. Hırslar içinde kavrulmayan ve müzikal bir yetkinlik peşinde bile koşmayan bu gruplar kitapkurdu görünümleriyle kendi giyim tarzlarını oluşturdu ve hatta 1982’de Olympia’da kurulan K Records ve 1987’de Bristol’de kurulan Sarah Records ile beraber türün bayrağını taşıyan etkili plak şirketleri vücut buldu. 1986’da NME dergisinin The Pastels ve The Shop Assistants gibi çeşitli bağımsız İngiliz gruplarını bir araya toparlayan C86 isimli bir kaset hediye etmesiyle akım iyice bilinirlik kazandı. (İlginçtir, bu kaseti şu an sorsan kimsenin twee demeyeceği Primal Scream açıyor) Bu anlattıklarım klişe belki ama gerçekten her isteyenin grup kurabilmesi ve plak şirketlerinden bağımsız kendi halinde takılabilmesi o günlerde heyecan vericiydi. Twee’nin punk’a tepki olduğunu söylemiştim, türün müzikal eğilimi de bu tezatlığın üzerinden gelişti. Gitar soloları, öfke ve çığlık yok. Gitarlar yumuşak tonlarda çınlıyor, vokal nazik ve utangaç, ritim yapısı son derece basit. Neşeli tınlayan müziklere karşı genelde melankolik sözler. Bugün hala etkisini sürdüren ve özellikle 90’larda Belle & Sebastian sayesinde ana akıma yanaşan bir müzik türü twee. 2012’de hala bu müzikleri icra etmenin biraz sevimsiz bir yanı yok değil ancak iyi bir albüm dinlemeye de itiraz edemeyeceğim. Twee’nin etkisi Pains of Being Pure At Heart gibi grupların müziklerinde de hissediliyor ancak Sea Lions’ın yaptığı etkilenmekten ziyade birebir bir dönemin hissiyatını inşa etmek. Kaliforniyalı grubun akımın yine önemli etiketlerinden Slumberland bünyesinde çıkardığı Woody Allen göndermeli ‘Everything You Always Wanted To Know About Sea Lions’ albümü grubun dersini iyi çalıştığını gösteriyor. O zaman taze heyecanlar uyandıran sesler bugün nostaljik bir keyif veriyor daha ziyade ve Sea Lions’ın kullandığı oyuncak enstrümanlar da bu etkiyi güçlendiriyor. Bir kısmı power pop enstrümantallerinden oluşan 29 dakikalık 15 şarkı sıkmadan, boğmadan özet geçmiş. Adrian Pillado’nun sıradan baritonundan günlük gençlik problemleri, çocukluğa özlem, üzülmek için yaratılan bahaneler. Müzikteki retro akımları genelde eleştiriyorum ama iyi bir grubun üstünü çizmek için de geçerli sebep değil.
Sea Lions – I Should Be Sleeping